Dolgu Uygulaması Nedir?
Yüzümüzde yaşla birlikte yalnızca cilt değişmez.
Deri altındaki yağ dokularında, kemik yapıda ve yüzün diğer anatomik katmanlarında da zaman içinde değişiklikler meydana gelir. Bunun sonucunda bazı bölgelerde hacim kaybı veya yüz oranlarında değişiklik görülebilir.
Dolgu maddeleri uygun anatomik bölgelere kontrollü miktarlarda uygulanarak dokuya hacim desteği sağlayabilir.
Ancak her çizgiyi veya çöküklüğü dolgu ile düzeltmeye çalışmak doğru değildir.
Öncelikle görünümün nedenini belirlemek gerekir.
Bazen sorun hacim kaybıdır. Bazen mimik kasları etkilidir. Bazen de deri gevşekliği ön plandadır.
Bu nedenle dolgu uygulamasına karar vermeden önce yüzü bir bütün olarak değerlendiriyorum.
Antalya’da Hangi Dolgu Maddelerini Kullanıyorum?
Kliniğimde kalıcı dolgu maddelerini tercih etmiyorum.
Uygun hastalarda hyalüronik asit bazlı, zaman içinde vücut tarafından parçalanabilen dolguları kullanıyorum.
Hyalüronik asit insan vücudunda doğal olarak bulunan bir moleküldür. Ancak dolgu ürünlerinde kullanılan hyalüronik asit, belirli özellikler kazandırılarak enjeksiyona uygun hale getirilir.
Dolgunun yalnızca “hyalüronik asit” olması da ürün seçiminde tek kriter değildir.
Ürünün yapısı, yoğunluğu ve uygulanacağı anatomik bölgeyle uyumu önemlidir.
Dudakta kullanmayı tercih ettiğim bir dolgu ile yüzün daha derin bir bölgesinde tercih edeceğim ürünün özellikleri aynı olmak zorunda değildir.
Yüz Dolgusu Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Dolgu uygulamalarında her yüzü aynı şablona göre değerlendirmiyorum.
Yüzün genişliği, çene yapısı, elmacık kemikleri, dudaklar ve diğer anatomik oranlar birbirleriyle ilişkilidir.
Antalya’daki kliniğimde uygun hastalarda dolguyu başlıca şu bölgelerde kullanıyorum:
Dudak Dolgusu
Dudak dolgusu ile dudak hacmi, konturu veya mevcut küçük asimetriler değerlendirilebilir.
Ancak dudağı yüzün geri kalanından bağımsız düşünmüyorum.
Burun, çene ve dudak arasındaki oranlar elde edilecek görünümü doğrudan etkiler.
Dudak dolgusunu ayrı bir hizmet alanı olarak ele aldığım için bu konuyu Antalya Dudak Dolgusu sayfasında ayrıntılı olarak anlatıyorum.
Yanak Dolgusu
Yanak bölgesindeki hacim kaybı yüzün daha yorgun veya çökmüş görünmesine neden olabilir.
Uygun kişilerde kontrollü miktarda dolgu ile yanak bölgesine hacim desteği sağlanabilir.
Ancak her yanağın daha fazla hacme ihtiyacı yoktur.
Zaten geniş veya dolgun bir yüz yapısına sahip kişide gereksiz yanak dolgusu yüzün olduğundan daha ağır görünmesine neden olabilir.
Elmacık Kemiği Dolgusu
Elmacık kemiği yüzün orta bölümünün önemli anatomik yapılarından biridir.
Uygun kişilerde bu bölgeye yapılan kontrollü dolgu uygulaması yüz konturlarını destekleyebilir.
Burada benim için önemli olan aşırı çıkıntılı veya yapay bir elmacık kemiği oluşturmak değildir.
Yüzün kendi oranlarını korumayı tercih ediyorum.
Nazolabial Bölge Dolgusu
Burun kenarından ağız köşesine doğru uzanan çizgilere nazolabial oluk adı verilir.
Bu çizgiler yüz anatomisinin doğal bir parçasıdır ve tamamen ortadan kaldırılmaları gerekmez.
Belirginleşmelerinde yalnızca çizginin kendisi değil, orta yüzdeki hacim değişiklikleri ve dokuların konumu da rol oynayabilir.
Bu nedenle her nazolabial çizginin içine doğrudan dolgu yapmak yerine önce yüzün orta bölümünü değerlendiriyorum.
Çene Ucu Dolgusu
Çene, yüz profilinin ve alt yüz oranlarının önemli bir parçasıdır.
Uygun hastalarda çene ucuna kontrollü dolgu uygulayarak profil oranlarına destek sağlamak mümkün olabilir.
Ancak belirgin iskeletsel çene geriliklerinde dolgunun sağlayabileceği değişiklik sınırlıdır.
Bu nedenle dolgu ile cerrahi genioplastinin sağlayabileceği sonucu birbirine karıştırmamak gerekir.
Dolgu Uygulamasında Yüzü Neden Bir Bütün Olarak Değerlendiriyorum?
Bir bölgeyi tek başına değiştirdiğinizde yüzün geri kalanıyla olan ilişkisi de değişir.
Örneğin dudakları değerlendirirken yalnızca dudak kalınlığına bakmak yeterli değildir. Çene ucunun pozisyonu, burun projeksiyonu ve alt yüz oranları da önemlidir.
Aynı durum yanak ve elmacık kemiği için de geçerlidir.
Bu nedenle hastanın “şuraya dolgu istiyorum” demesi benim için planlamanın başlangıç noktasıdır; son kararı belirleyen tek faktör değildir.
Önce hastanın neyi değiştirmek istediğini dinlerim.
Ardından yüzü önden, profilden ve farklı açılardan değerlendiririm.
Bazen hastanın istediği bölgeye dolgu yapılmasının yüz oranlarını iyileştirmeyeceğini düşünebilirim.
Böyle bir durumda uygulama yapmamayı tercih ederim.
Daha Fazla Dolgu Daha Güzel Bir Yüz Anlamına Gelmez
Son yıllarda medikal estetikte karşılaştığım sorunlardan biri gereğinden fazla dolgu kullanılmasıdır.
Dolgu miktarı arttıkça sonucun mutlaka daha iyi olacağı düşüncesi doğru değildir.
Özellikle dudak, yanak ve elmacık kemiği bölgelerinde tekrarlayan ve fazla miktardaki uygulamalar kişinin doğal yüz özelliklerini değiştirebilir.
Bir süre sonra yüzün farklı bölgeleri birbirine benzemeye başlayabilir.
Ben bu görünümü tercih etmiyorum.
Dolgunun yüzde fark edilen ilk özellik olmasındansa, yüzün kendi anatomisinin ön planda kalmasını daha doğru buluyorum.
Dolguda Doğal Görünüm Nasıl Sağlanır?
Doğallık yalnızca az miktarda dolgu kullanmak anlamına gelmez.
Doğru bölgeye uygun ürün seçmek, anatomik plana dikkat etmek ve yüzün mevcut oranlarını korumak gerekir.
Aynı miktardaki dolgu iki farklı kişide tamamen farklı görünebilir.
Bu nedenle hazır bir dolgu şablonunu her hastaya uygulamıyorum.
Bazen küçük bir hacim desteği yeterli olabilir.
Bazen birden fazla bölgeyi çok düşük miktarlarda değerlendirmek daha dengeli bir görünüm sağlayabilir.
Bazen ise hiç dolgu yapmamak en doğru seçenektir.
Kalıcı Dolgu Neden Tercih Etmiyorum?
Ben kalıcı dolgu maddelerini kullanmayı tercih etmiyorum.
Yüz yıllar içinde değişmeye devam eder. Kalıcı bir materyal ise bu değişimlere rağmen dokuda kalabilir.
Ayrıca geç dönemde ortaya çıkabilecek sorunların yönetimi daha güç olabilir.
Bu nedenle uygun hastalarda zaman içinde parçalanabilen hyalüronik asit içerikli dolguları tercih ediyorum.
Bunun önemli avantajlarından biri, gerekli durumlarda hyalüronik asit dolgulara müdahale edilebilmesidir.
Ancak “nasıl olsa eritilebilir” düşüncesi dolguyu gelişigüzel uygulanabilecek risksiz bir işlem haline getirmez.
En doğru yaklaşım baştan doğru planlama yapmaktır.
Antalya’da Burun Dolgusu Yapıyor muyum?
Hayır.
Antalya’daki kliniğimde burun dolgusu uygulamıyorum.
Burun, damar anatomisi açısından dolgu uygulamalarında özellikle dikkat gerektiren bölgelerden biridir.
Dolgu maddesinin damar içine girmesi veya damar dolaşımını bozması doku hasarı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Nadir de olsa görmeyi etkileyebilecek çok ciddi damar komplikasyonları tıbbi literatürde bildirilmiştir.
Meslek hayatım boyunca dolgu sonrasında gelişmiş komplikasyonlarla karşılaştığım için bu bölgeye daha temkinli yaklaşıyorum.
Ayrıca buruna daha önce yapılmış dolgu, ileride rinoplasti düşünen bir hastanın burun anatomisinin değerlendirilmesini ve cerrahi planlamasını zorlaştırabilir.
Bu nedenlerle burun dolgusu yapmıyorum.
Göz Altı Işık Dolgusu Yapıyor muyum?
Hayır.
Göz altı ışık dolgusu da uygulamadığım işlemler arasındadır.
Göz çevresi ince dokulara ve önemli damar yapılarına sahip hassas bir anatomik bölgedir.
Ayrıca göz altındaki her çöküklüğün nedeni hacim kaybı değildir.
Alt göz kapağındaki yağ torbaları, deri yapısı, orta yüz anatomisi ve göz çevresindeki diğer değişiklikler görünümü etkileyebilir.
Bu nedenle göz altındaki her sorunu dolgu ile çözmeye çalışmayı doğru bulmuyorum.
Gerekli durumlarda cerrahi seçeneklerin daha uygun olup olmadığını değerlendiriyorum.
Dolgu ile Botoks Arasındaki Fark Nedir?
Botoks ve dolgu aynı işlem değildir.
Botulinum toksin belirli kasların aktivitesini geçici olarak azaltır.
Dolgu ise belirli dokulara hacim desteği sağlar.
Dolayısıyla mimik hareketleri nedeniyle oluşan bir çizgi ile hacim kaybından kaynaklanan bir çöküklüğün yaklaşımı farklıdır.
Bazı kişilerde iki uygulama farklı bölgeler için birlikte değerlendirilebilir.
Ancak “botoks mu, dolgu mu?” sorusunun cevabını kişinin yüzünü görmeden vermek doğru değildir.
Dolgu Uygulaması Ne Kadar Sürer?
Dolgu cerrahi bir işlem değildir.
Uygulama süresi işlem yapılacak bölgeye ve planlanan uygulamanın kapsamına göre değişebilir.
Ancak benim için muayene ve planlama, enjeksiyonun kendisi kadar önemlidir.
Önce yüzü değerlendirir, hangi bölgenin gerçekten uygulamaya ihtiyacı olduğunu belirlerim.
Daha sonra uygun ürünü ve miktarı seçerim.
Çoğu kişi uygulamanın ardından günlük yaşamına kısa sürede devam edebilir.
Dolgu Sonrası Şişlik ve Morarma Olur mu?
Dolgu enjeksiyonundan sonra uygulama bölgesinde şişlik, hassasiyet, kızarıklık veya morarma görülebilir.
Özellikle dudak bölgesinde ilk günlerde şişlik daha belirgin olabilir.
Bu nedenle dolgunun nihai görünümünü uygulamanın hemen ardından değerlendirmek doğru değildir.
Bununla birlikte şiddetli ağrı, cilt renginde belirgin değişiklik veya olağan dışı belirtiler normal şişlik olarak değerlendirilmemelidir.
Bu tür durumlarda erken tıbbi değerlendirme önemlidir.
Dolgu Uygulamasının Riskleri Var mı?
Evet.
Dolgu cerrahi olmayan bir uygulamadır ancak tamamen risksiz değildir.
Enjeksiyona bağlı morarma ve şişlik gibi daha sık görülen etkilerin yanında enfeksiyon, düzensizlik, nodül ve damar komplikasyonları gibi daha önemli sorunlar da oluşabilir.
Özellikle damar komplikasyonlarının erken tanınması gerekir.
Bu nedenle dolguyu yalnızca “hacim veren bir ürün” olarak değerlendirmiyorum.
Yüzün damar anatomisini bilmek ve gelişebilecek komplikasyonları tanıyabilmek önemlidir.
Antalya’da Dolgu Yaptırırken Ürün Seçimi Neden Önemlidir?
Dolgu yaptırmayı düşünen kişinin hangi ürünün kullanılacağını bilmesini önemli buluyorum.
Her dolgu aynı değildir.
Ürünün içeriği, yapısal özellikleri, hangi bölge için tasarlandığı ve güvenilirliği değerlendirilmelidir.
Ayrıca ürünün uygun koşullarda saklanması gerekir.
Ben Antalya’daki kliniğimde kullandığım dolgu ürünlerinin güvenilirliğine ve uygun saklama koşullarına özellikle dikkat ediyorum.
Ancak iyi bir ürün tek başına iyi bir sonuç garantisi değildir.
Ürünü doğru anatomik bölgeye ve uygun miktarda uygulamak en az ürün seçimi kadar önemlidir.
Antalya’da Dolgu Uygulamasında Hekim Seçimi
Dolgu uygulaması birkaç dakika içinde tamamlanabilen bir işlem olabilir. Ancak enjeksiyon yapılan bölgelerin anatomisi oldukça karmaşıktır.
Yüzde önemli damarlar, sinirler, kaslar ve farklı doku katmanları bulunur.
Bu nedenle dolgunun hangi anatomik plana uygulanacağı önem taşır.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı olarak 25 yılı aşkın süredir yüz anatomisiyle cerrahi ve cerrahi dışı uygulamalarda çalışıyorum.
Antalya’daki kliniğimde dolgu uygulamalarını bizzat gerçekleştiriyorum.
Benim için başarılı bir dolgu uygulaması, yüzde mümkün olduğunca fazla değişiklik oluşturmak değil; doğru bölgede, yeterli miktarda ve yüzün doğal özelliklerini koruyarak çalışmaktır.
Antalya Dolgu Uygulaması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kullandığım hyalüronik asit içerikli dolgular kalıcı değildir. Ürün zaman içinde parçalanır. Etki süresi kullanılan ürüne, uygulama bölgesine ve kişisel özelliklere göre değişebilir.
Uygulamadan sonra geçici şişlik oluşabilir. Bunun dışında gereğinden fazla hacim verilmesi de yüzün şiş veya yapay görünmesine neden olabilir. Bu nedenle kontrollü miktarda uygulamayı tercih ediyorum.
Hyalüronik asit içerikli dolgular gerekli durumlarda hyalüronidaz kullanılarak eritilebilir. Ancak bu özellik dolgunun gelişigüzel uygulanabileceği anlamına gelmez.
Herkes için geçerli standart bir miktar yoktur. Bölgenin anatomisi, mevcut hacim, kullanılacak ürün ve beklenen değişiklik miktarı değerlendirilmelidir.
Evet. Uygun hastalarda dudak dolgusu uyguluyorum. Dudak dolgusunu ayrı bir konu olarak Antalya Dudak Dolgusu sayfasında ayrıntılı biçimde anlatıyorum.
Evet. Uygun kişilerde yanak ve elmacık kemiği bölgesine hyalüronik asit içerikli dolgu uygulayabiliyorum.
Evet. Uygun hastalarda yüz profilini ve alt yüz oranlarını değerlendirdikten sonra çene ucuna dolgu uygulayabiliyorum.
Hayır. Burun bölgesindeki damar komplikasyonları nedeniyle burun dolgusu uygulamıyorum. Ayrıca daha önce yapılmış burun dolgusu ileride planlanabilecek rinoplastinin değerlendirilmesini zorlaştırabilir.
Hayır. Göz çevresinin hassas anatomisi ve karşılaşılabilecek komplikasyonlar nedeniyle göz altı ışık dolgusu uygulamıyorum.
Antalya’da Dolgu Uygulaması İçin Değerlendirme
Dolgu yaptırmayı düşünen bir kişinin ilk olarak kaç mililitre dolguya ihtiyacı olduğunu konuşmayı doğru bulmuyorum.
Öncelikle dolguya gerçekten ihtiyacı olup olmadığına bakmak gerekir.
Yüzün anatomisini, hacim dağılımını, profili ve kişinin beklentisini birlikte değerlendiriyorum.
Bazen tek bir bölgeye küçük bir uygulama yeterlidir. Bazen hastanın istediği bölgeye dolgu yapmayı uygun bulmayabilirim.
Antalya’daki kliniğimde dudak, yanak, elmacık kemiği, nazolabial bölge ve çene ucunda uygun hastalara hyalüronik asit içerikli dolgu uygulamaları yapıyorum.
Doğal yüz özelliklerini koruyan bir sonuç benim için kullanılan dolgu miktarından daha önemlidir.
Dolgu uygulamaları hakkında bilgi almak ve yüzünüz için uygun olup olmadığını değerlendirmek için kliniğimle iletişime geçebilirsiniz.
Op. Dr. Gökhan Özerdem
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Antalya





